Gece & Gündüz

Neye inanırsanız onu yaşarsınız. 

Hepimiz mutlu, başarılı, sağlıklı, bolluk içinde bir yaşam istediğimizi söylüyoruz, bunda hiçbir sorun yok fakat gerçekten bunların olabileceğine inanıyor muyuz sorun burada başlıyor. Dinimizde bir söz var "kalp ile iman, dil ile tasdik", yani dilin söylediğine kalp inanmadıkça gerçekten iman etmiş olamazsın, kalbin inanmadığı (biz buna bilinçaltı diyoruz) her söz ya da eylem de sadece boş temenni ve zaman kaybından başka bir şey değildir. Örneğin hayatımızda bolluk istediğimizi söylüyoruz, fakat bunun olacağına inanmıyoruz, ya da çok başarılı olmak istiyoruz ama bunun olabileceğine de inanmıyoruz. Bilinçli aklımızla ifade ettiğimiz her sözün bilinçaltımızda bir karşılığı var. Dilimizin söylediğiyle bilinçaltımızda var olan aynı değilse her durumda beynimizin %95 gücüne sahip olan bilinçaltımız ne derse sonuçta o olur. Bilinçaltımız yaydığı enerjiyle hem bizi, hem de çevremizi etkiler ve inandığı neyse bizi ona, onu da bize çeker ve malesef bilinçaltımızda genelde negatif düşünceler pozitif düşüncelerden çok daha baskın ve de etkindir. Bundan dolayıdır ki etrafımız kısaca "mutsuz" insanlarla çevrili. Çünkü aslında inandıklarımız neyse onu yaşıyoruz. Örneğin kin, öfke, nefret, sevgiden çok çok baskındır. Birine kızdığınız anı düşünün, öfkenizi anlatmaya ne kelimeler, ne de duygular yetmez, sevgi ise öyle mi anlatmaya birkaç kelime, bazen o bile yok. Korkularınızı düşünün, yaşamaya ve yaşatmaya bir ömür yetmez, herhangi bir konudaki cesaretinizi düşünün ne kadar da naif, birini sevdiğini söylemeye, toplum içinde öne atılmaya, "HAYIR", demeye, "ne derlerse desinler" demeye cesaretiniz var mı örneğin.  Zengin olmayı istemekte, ya da kanserli bir hastanın iyileşmeyi istemesinde hiçbir sorun yok, gayet insanı ve haklı istekler, fakat sorun bunların gerçekleşeceğine inanıyor muyuz. İnanmadığınız şeylerin gerçekleşme ihtimali yok denecek kadar az. Kapınıza bir dilenci gelse sizden yardım istese ve siz de ona yardım etseniz o da size "Allah razı olsun, Allah ne muradın varsa versin" dese buna inanır mısınız, yani örneğin 1 tl verdiğiniz bir dilencinin duasının sayesinde kurtulacağınıza inanır mısınız? Tersi olsun siz ona para vermeyin ve o da size "Allah belanı versin, çoluğundan çocuğundan çıksın" dese buna inanır mısınız ya da hadi inanmadınız diyelim nasıl hissedersiniz, dürüst olmak gerekirse, korkularımız, endişelerimiz, öfkelerimiz, acılarımız, ya da kısaca ne kadar negatif düşünce ve duygu varsa hepsi çok güçlü ve etkili , sevgi, aşk, merhamet, cesaret, mutluluk, başarı,  gibi pozitif düşüncelerimiz ise daha zayıf ve etkisiz. İki enerji arasında bir yaşam sürüyoruz, ya da geceyle gündüz arasında bir yaşam. Gece çok karanlık, bir kibrit çakıyoruz, kibrit ışında birkaç adım, kibrit sönüyor, bir kibrit, bir kibrit daha. Geceyi aydınlatmaya kibritin ışığı  yetmez, gündüz olması için güneşin doğması gerek, nasıl ki gece olduğunda yarın sabah olacağından ve güneşin doğacağından zerre şüphemiz yoksa işte hayatımızda var olmasını istediğimiz şeylerin de olacağına öyle inanmamız gerekiyor. Cesaretin korkuyu, sevginin nefreti, varlığın yokluğu yendiği zaman güneş doğmuş olacak hiç şüpheniz olmasın. Gelin beraber bilinçaltınızın gücünü ve hayatınıza kattıklarını keşfedelim, sonra da orada negatif ne varsa  pozitif olan ile değiştirelim. Diliniz ve bilinçaltınız aynı şeyi  söylediğinde imkansız sandığınız şeylerin, nasıl da birer birer gerçekleştiğine şaşıracaksınız. Hayatınızda gerçekleşen pozitif her gelişme bilinçaltınızdaki inancı güçlendirecek, daha güçlü çekim gücü oluşturacak, bu da daha farklı fırsatlar ve mutluluklar katacaktır hayatınıza. Başarılar, sevinçler, sağlıklı yaşam, zenginlik, daha fazla başarı, daha fazla sevinci daha sağlıklı yaşamı ya da daha fazla zenginliği  hayatınıza çekecek. Ya da tersinden bakarsak yokluk, yokluğu, nefret, nefreti, korkular, korkuları çekecek ve katlanarak devam edecek. Seçim sizin, bu geceye bir ışık yakmak isterseniz ve güneşi özlediyseniz biz hazırız, gelin birlikte nasıl yapacağımızı görelim. 

IMG_20191003_131817[1].jpg

Hayat sahnesinde birilerinin sizin için seçtiği  rolleri oynamaktan sıkıldıysanız, işte size fırsat kendi rolünüzü kendiniz seçin

Bestekeklik & SihirliDokunuş

"

"

Bilinçaltınınzdaki negatif çekirdek inanışları pozitif olanlarla değiştirdiğinizde, mucizelerin gerçek olduğunu göreceksiniz.

Bestekeklik & SihirliDokunuş

"

Ne ararsan onu bulursun

Mevlana

kontROL sizde.

Hayat sahnesinde size verilen rollerden sıkıldıysanız, bu sahnede sizi en iyi anlatan rolü seçin, sahne sizin. Sizin hayatınız, sizin seçiminiz

sd2.jpg
şikayeti bırak
YAŞAMAYA BAŞLA.

Hayal ettiğimiz yaşama kavuşabilmenin ilk adımı "şikayet" etmekten vazgeçmek ve kendimizin farkına varmak ve öncelikle kendi benliğimiz ve evrenle barışmak olacaktır. Bilinçaltımızdaki benliğimiz, kim olduğumuzu, hayata bakışımızı, isteklerimizi, korkularımızı, endişelerimizi, kısacası kim olduğumuzu gösteriyor, bizim için, bize rağmen, durmaksızın çalışıyor, beynimizi, vücudumuzu, hücrelerimizi yönlendiriyor,  evrenle iletişime giriyor, bazen güzellikleri, bazen de çirkinlikleri bize çekiyor. Bilinçli aklımızın pek de anlam veremediği ve çoğu zaman "tesadüf", "şans", ya da "kader" dediğimiz olayları yaşamamıza neden oluyor. Bilinçaltımızın hayatımıza nasıl yön verdiğini fark ettiğimiz ve kabul ettiğimiz zaman ,  Hayatı algılama seviyemiz olgunlaşıyor demektir. Bu süreçte içimizdeki deki bilgeliğin farkına varacak, korkularımızdan kurtulacak ve benliğimizdeki  egonun işleyişini öğreneceğiz. Bilinçaltımızdaki varlık bilincimiz yükseldikçe içimizde ve etrafımızda büyüyen sonsuz huzur ve mutluluk yaşam biçimimiz olacak .

Bu yol umutsuzluk, çaresizlik yolu değil, evrende her derdin bir devası var. İnanın başaracaksınız. 

Mesajınızı iletin

KADER.

Dünyada olabilecek her bir olay için, misal aleminde sayısız ihtimal uyur. Siz ağzınızdan çıkardığınız sözlerle o ihtimalleri uyandırırsınız. Güzel kelimeler söyleyin ki güzel ihtimaller uyansın. İnsanın kaderine müdahalesi buradadır.  

Mevlana

YAŞAMINIZI GERİ ALIN.

 

İnsanın beyin gücü öyle muhteşem bir güçtür ki, onu kullanarak, kendi hücrelerini imha da edebilir,  ihya da edebilir, kanseri  yenebilir de, kanseri büyütebilir de.  Yeter ki beyin gücümüzü harekete geçirmeyi becerebilelim. Beyin gücümüzün %95 i bilinçaltımızın kontrolündedir. Bu sebepledir ki, yaşadığımız hayat farkında olmasak da çok büyük bir oranla bilinçaltımızın evrene yaydığı enerjinin sonucunda evrenden gelen enerjinin yansımasıdır, yani kısaca bilinçaltına hükmeden hayatına da hükmeder. Sihirli Dokunuş bilinçaltı kodlama sistemiyle hayatınız kontrolü sizin ellerinizde. Aşk, para, sağlık, mutluluk, başarı ne istiyorsanız, artık size çok yakın olacak. 

Ad

Email *

Konu

Mesajınız

Mesajınız iletildi. En kısa zamanda size ulaşacağızı

"

Evren koskoca bir iletişim ağı,  bu ağda iletişim varlıkların yaydığı enerjiyle sağlanıyor,  evrene nasıl bir enerji yayarsanız, ona eşdeğer bir enerjiyle cevap alırsınız

Bestekeklik & Sihirlidokunuş

"

Bugün yeni yaşamınızın ilk günü, açın kapıları, atın içinizdeki  hüznü, kiri, pası ve silkelenin, artık yaşamınız size ait. Sizin seçiminiz, sizin hayatınız.!

Bestekeklik & Sihirlidokunuş